“BİZ varız, sen ben yok arkadaşım”

Kısa bir süre önce yapılan İTO meslek komitesi seçim sürecinde ziyaret ettiğimiz, markasız çalışmayı tercih etmiş bir meslektaşımızın, markalı ve markasız emlakçı ayrımına vurgu yaparak sizli bizli örneklemelerine karşılık verdiğim cevap, bugün bu yazının başlığı oldu.

 

Meslektaşım, aslında söylediklerinde kısmen haklıydı. Çünkü rekabet, düşmanlıkla karıştırılır olmuş. Oysa, Ahi Evran neredeyse bin sene önce “paylaşın” demiş. Ki, Yunus Emre de “paylaştığın senindir, biriktirdiğin değil” sözüyle bunu perçinlemiş. Bir kesime göre ahi'nin sözlük manası "kardeşim" demekmiş. Başka bir iddiaya göre ise Ahi, Türkçe ‘’Akı‘’ kelimesinin zamanla değişimi sonucu ortaya çıkmış. Divânu Lügati't -Türk'te akı; eli açık, koçak, selek, cömert, yiğit, delikanlı gibi manalar ifade edermiş. Peki, bu vasıflara sahip ve ahilik gibi bir müesseseyi yüzlerce yıl önce kuran bir millet nasıl olmuşta bugün bu hale gelmiş? İç değerlerimiz iş değerlerimiz olması gerekirken bugün geldiğimiz nokta sosyolojik bir vaka, araştırılmaya değer!
 

Neyse, konumuza dönelim. REKABET, DÜŞMANLIK DEĞİLDİR… Çünkü Ahi Evran’dan asırlar sonra Dave Lineger de “referral” demiştir. Aklın yolu bir ya da başka bir ifadeyle doğru bir tanedir.

 

Öyle bir meslek düşünün ki, bu kadar özenilsin. Genellikle bir kasa bir masa diye bilinir, o dönem mazide kaldı. Artık 5 yıllık yatırım maliyeti 500 bin Türk Lira olan ciddi bir iş. Yani dışarıdan bakıldığında çok kolay, içine girildiğinde hakikati farklı olan bir meslek, Emlakçılık!.. Yeryüzünde başka da böyle bir meslek yoktur, her halde. Bununla beraber fütursuzca bir rekabet ve hoyratça - hizmet diyemiyorum - davranışlar sonucu bugün özenildiği oranda ön yargı ile bakılan, istisnalar kaideyi bozmaz saygı duyulmayan, taş atıp da kolun mu yorulducasına basitleştirilen bir meslek. Bakkaldan ekmek bile kredi kartıyla alınırken iş emlakçıya geldiğinde hüküm peşin. Yanlış mı? Aslaaa... Kat’aaa…


*Koca koca, çeşit çeşit bazen renk renk harflerle “Emlakçıya boşa para vermeyin” diye yazan sanal mecralara; mülk sahibinden habersiz veya izinsiz ya da yetki sözleşmesi almadan ilanlar vermek!..
*Sahibinin bilgisi olmadan evini ‘’özel dinlenme konutu‘’ olarak kullanmak!..

*Başkasının müşterisine kılavuzluk etmeye kalkıp karga olmak!..
*Portföy patlatmak “ki aslında patlayan portföy değil ar damarı” ve sair gibi mesleki kötü alışkanlık örnekleri, mesleğin ve mesleği icra edenlerin toplum nezdinde güveni ve saygıyı kaybetmeleri için yeter de artar bile. Bu gibi yanlış mesleki davranış modelleri yanlış kişilerin mesleğe girmesi bu da Yılmaz Erdoğan’ın senaryolarına malzeme olmak demektir!.. Velhasıl bugün biçtiğimize değil, dün ektiğimize bakalım.

 

Emlakçı aracıdır. Terazinin kefesini de okkasını da dengeleyebilmelidir, mesleğe olan saygısını, ilgisini, bilgisini ve emeğini gösterebilmelidir ki; güven duyulabilsin, bu mesleği ek iş olarak yapanlardan ayrılabilsin. Aynı memlekette, aynı sektörde, aynı piyasada, aynı meslekte, aynı işi yapanların hedefleri farklı olsa da, sıkıntıları, sorunları ve bunların çözümündeki adımlar aynıdır. Örneğin; özellikle markalı emlakçıların portföy ilanlarını kendi kurumsal intranet sisteminde yayınlamalarının ciddiye alınma, saygınlık, gelişim, bilinirlik, ekonomik ve daha bir çok açıdan faydası olacaktır. Aynı zamanda da emlakçılardan büyük kazançlar elde ettiği halde ticari stratejisini emlakçıların aleyhine işleten bir sanal mecraya karşı dik durabilme, haddini bildirme ve aynı mesleği icra edenlerin birlikte çalışma alışkanlığı ediniminde de güzel bir örgütlenme örneği olacaktır.

Başta da özetlediğim gibi; milli geleneğimizde de, yabancı menşeli emlak pazarlama markalarının iş prensiplerinde de paylaşım esastır. Zira paylaşım – ki sadece portföy değil, bilgi ve tecrübe paylaşımı - insani bir davranış modeli olmakla beraber mesleki gelişim ve saygınlığın oluşumuna ve de hayatı kolaylaştıran bir mesleğin farkındalığına da katkı sağlar. Hepsinden öte, malın hemen satılmasını ya da kiralanmasını yani işi kolaylaştırır, zamanı hızlandırır dolayısıyla paraya çabuk ulaşmayı sağlayan bir adımdır, paylaşım.

 

“Kötülüğün zaferi için gereken tek şey; iyilerin hiçbir şey yapmamasıdır.”  Edmund Burke

 

 

Kutsal KARAN 

Temsilci

Turyap Halkalı Temsilciliği

Yeniyazı HABER TURYAP,turyap TURYAP HABER